2008'de İstanbul'un o kalabalık sokaklarında asgari ücretle ayakta kalmaya çalışıyordum, aylık 550 lirayla. Her sabah evde kendi kahvaltımı hazırlar, bayat ekmekleri haşlayıp çorba yapardım, israf etmemek için. Pazarlardan kasa kasa meyve toplar, hepsini cam kavanozlarda saklardım, annemin öğrettiği gibi. İkinci el pazardan bir bisiklet almıştım, 20 liraya, toplu taşıma yerine onunla gezerdim, hem para kalırdı hem de hava aldırırdı. O günlerde her tasarruf, bir sonraki ayın kapısını aralardı.
81