Z kuşağı iş hayatına girdiğinde ilk fark ettiğim şey, eski çalışma saatlerine hiç uymamalarıydı. 2018'de, Ankara'daki bir temizlik firmasında takım lideri olarak başladığımda, 20'lerinde bir elemanımız olan Efe, mesaiyi tam 5'te bitirip bilgisayarını kapatıyordu. Bense 90'larda tekstil fabrikasında çalışırken, fazla mesailer normaldi, eve 9'da dönmek ayıp sayılmazdı. Efe ise, "Benim zamanım önemli" diyordu ve bunu da Slack üzerinden patrona mesaj atarak söylüyordu.
Onların teknolojiye bağımlılığı, işimizi bile değiştirdi. Mesela, 2022'de ev temizliği için bir uygulama üzerinden müşteri aldık, o uygulamayı Z kuşağı elemanlarım kurmuştu. Ben hâlâ telefon defterini karıştırırken, onlar Google Forms ile randevu sistemi yaptı. Bir keresinde, İstanbul'un Beşiktaş ilçesinde bir daireyi temizlerken, asistanımız Deniz, müşteriye WhatsApp'tan anlık video gönderip "Burası nasıl olmalı?" diye sordu. Eskiden biz sadece talimat alırdık, şimdi herkes fikrini beyan ediyor.
Değerlerini de ön plana koyuyorlar, bu bazen zorlayıcı oluyor. 2023'te, bir şirket ofisinde çalışırken, ekiptekilerden Ayşe, maaş müzakeresinde "Sağlık sigortası şart, yoksa kabul etmem" dedi ve gerçekten de kabul etmedi. Benim zamanımda, ilk işimde 2005'te, 750 TL'ye razı olmuştum, ekstra hiçbir şey sormamıştım. Onlar ise, iş tanımını değil kendi esenliklerini düşünüyor; örneğin, burn-out'tan bahsedip haftada bir gün izin alıyorlar. Bu sayede, firmamızda iş verimliliği arttı aslında, çünkü tükenmişlik yaşamıyorlar.
Ama en ilginç kısım, otoriteye karşı tavırları. Geçen ay, bir müşterimiz olan bir otel zincirinde, Z kuşağı temizlikçimiz Berke, yöneticiye doğrudan "Bu deterjan alerji yapıyor, değiştirelim" dedi. Ben olsam susardım, belki şikayet ederdim ama o an söylemezdi. Onlar sorguluyor, hızlı hareket ediyor. Mesela, markalar konusunda titizler; sadece Ecover gibi çevre dostu ürünlerle çalışmayı istiyorlar. Bu, benim gibi eski nesil için şaşırtıcı ama işe yarıyor, çünkü müşteriler de bu talepleri seviyor. İşte böyle, Z kuşağı iş hayatını sarsıyor ve ben de bu değişime ayak uydurmaya çalışıyorum. 2019'dan beri, firmamızda eğitimler verdik ve şimdi herkes daha mutlu. Bu farklılıklar, işimizi daha dinamik hale getirdi, hem de hiç beklemediğim şekilde.
Onların teknolojiye bağımlılığı, işimizi bile değiştirdi. Mesela, 2022'de ev temizliği için bir uygulama üzerinden müşteri aldık, o uygulamayı Z kuşağı elemanlarım kurmuştu. Ben hâlâ telefon defterini karıştırırken, onlar Google Forms ile randevu sistemi yaptı. Bir keresinde, İstanbul'un Beşiktaş ilçesinde bir daireyi temizlerken, asistanımız Deniz, müşteriye WhatsApp'tan anlık video gönderip "Burası nasıl olmalı?" diye sordu. Eskiden biz sadece talimat alırdık, şimdi herkes fikrini beyan ediyor.
Değerlerini de ön plana koyuyorlar, bu bazen zorlayıcı oluyor. 2023'te, bir şirket ofisinde çalışırken, ekiptekilerden Ayşe, maaş müzakeresinde "Sağlık sigortası şart, yoksa kabul etmem" dedi ve gerçekten de kabul etmedi. Benim zamanımda, ilk işimde 2005'te, 750 TL'ye razı olmuştum, ekstra hiçbir şey sormamıştım. Onlar ise, iş tanımını değil kendi esenliklerini düşünüyor; örneğin, burn-out'tan bahsedip haftada bir gün izin alıyorlar. Bu sayede, firmamızda iş verimliliği arttı aslında, çünkü tükenmişlik yaşamıyorlar.
Ama en ilginç kısım, otoriteye karşı tavırları. Geçen ay, bir müşterimiz olan bir otel zincirinde, Z kuşağı temizlikçimiz Berke, yöneticiye doğrudan "Bu deterjan alerji yapıyor, değiştirelim" dedi. Ben olsam susardım, belki şikayet ederdim ama o an söylemezdi. Onlar sorguluyor, hızlı hareket ediyor. Mesela, markalar konusunda titizler; sadece Ecover gibi çevre dostu ürünlerle çalışmayı istiyorlar. Bu, benim gibi eski nesil için şaşırtıcı ama işe yarıyor, çünkü müşteriler de bu talepleri seviyor. İşte böyle, Z kuşağı iş hayatını sarsıyor ve ben de bu değişime ayak uydurmaya çalışıyorum. 2019'dan beri, firmamızda eğitimler verdik ve şimdi herkes daha mutlu. Bu farklılıklar, işimizi daha dinamik hale getirdi, hem de hiç beklemediğim şekilde.
81