Nokia 3310'u 2005'te aldığımda telefonun arka kapağını çıkardım, bataryasını kontrol ettim, sonra iki yıl boyunca hiç açmadım. Şarj her dört günde bir yapıyordum, tuşlar öyle bir tıklamıyordu ki mesaj yazarken parmağım yorulurdu. Ekranı kırdığımda, yani gerçekten çatladığında, ışık sızıntısı vardı ama çalışmaya devam etti. Bir arkadaşımın aynı model telefonu kaç kere düşürdü, suya batırdı, bir keresinde çantaya çimento tozu karıştı. Cihaz sakin sakin titriyordu, sesini açıyor kapatıyordu ama konuşma bölümü hep temiz kaldı.
Şimdiki telefonlar cam ve alüminyum. Zarif, evet, ama ilk düşüşte ekran kırılıyor. Yazılım güncellemelerinden sonra pil bitmiş gibi oluyor. Bataryayı değiştirteceksin, servisçi "bu model artık çok eski" diyor, sonra yeni telefon almaya başlarsın. O zamanlar eski demek beş yıl demekti. Şimdi iki yıl geçti mi zaten "neden hala bunu taşıyorsun" diye soruyorlar. Eski telefonlar dayanıklı değildi çünkü güzel yapılmışlardı. Şimdikiler güzel görünüyor çünkü dayanıksız olması planlanmış.
Şimdiki telefonlar cam ve alüminyum. Zarif, evet, ama ilk düşüşte ekran kırılıyor. Yazılım güncellemelerinden sonra pil bitmiş gibi oluyor. Bataryayı değiştirteceksin, servisçi "bu model artık çok eski" diyor, sonra yeni telefon almaya başlarsın. O zamanlar eski demek beş yıl demekti. Şimdi iki yıl geçti mi zaten "neden hala bunu taşıyorsun" diye soruyorlar. Eski telefonlar dayanıklı değildi çünkü güzel yapılmışlardı. Şimdikiler güzel görünüyor çünkü dayanıksız olması planlanmış.
122