Almanya’ya taşındığım ilk sene apartmanda çamaşır makinesi saatlerini anlamam biraz zaman aldı. Akşam saat 8’den sonra başlatırsan ya kapına not bırakıyorlar ya da WhatsApp grubunda pasif agresif mesaj atıyorlar. Hele pazar günü çalıştırınca apartmanın yarısı huzursuz oluyor, çünkü pazar günü makine çalıştırmak neredeyse suç gibi. İlk ay sabah 7’de makineyi çalıştırdığımda üst kattaki Helga aşağıya inip kapıyı çaldı, “Burada sabahları çamaşır çalışmaz” dedi, elinde fincanıyla. Türkiye’de 24 saat çamaşır makinesi döner, komşudan ses gelirse “Ne yapsın kadın, çamaşırı bitmemiş” diye düşünülür. Burada ise sessizlik saatleri kanun gibi, kimse tartışmıyor bile. Zamanla alıştım, şimdi haftalık çamaşır programımı bile önceden düşünüyorum. Şu an hâlâ bazen alarm kurup gece ikiye kadar bekliyorum, elektrik ucuz diye başlatmak için, ama o da ayrı stres.
32