İnsan bir yudum su diye ağzına aldığı şeyle ölüyorsa burada sadece bireysel hata yok, düpedüz denetimsizlik var. 17 Mart 2026’da çıkan haberi okuyunca benim ilk aklıma gelen şey şu oldu: Asit, su şişesine konur mu; konuyorsa da üstüne koca harfle uyarı yazılmaz mı? Türkiye’de özellikle atölye, depo, temizlik işi dönen yerlerde bu özensizlik çok yaygın; lavabo açıcıyı pet şişeye koyup kenara bırakmak gibi korkunç bir alışkanlık var.
Kimyasal yanık dediğin şey iki dakikalık panikle geçmiyor, yemek borusunu ve mideyi parçalayabiliyor. O yüzden mesele “dikkatsizlik olmuş” diye geçiştirilecek bir şey değil; bu, çalışma ve ev güvenliği kültürünün çökmüş hali. Ben açık söyleyeyim, üzerinde etiket olmayan hiçbir şişeden bir yudum bile almam.
Evde de iş yerinde de kural basit:
- Kimyasal, içecek kabına konmaz.
- Konduysa değil, konmaması gerekiyorsa orada zaten biri işini kötü yapıyordur.
- Çocuk olan evde bu ihmal daha da ağırdır.
Birinin hayatı, 1 liralık etiket masrafından ucuz olmamalı.
Kimyasal yanık dediğin şey iki dakikalık panikle geçmiyor, yemek borusunu ve mideyi parçalayabiliyor. O yüzden mesele “dikkatsizlik olmuş” diye geçiştirilecek bir şey değil; bu, çalışma ve ev güvenliği kültürünün çökmüş hali. Ben açık söyleyeyim, üzerinde etiket olmayan hiçbir şişeden bir yudum bile almam.
Evde de iş yerinde de kural basit:
- Kimyasal, içecek kabına konmaz.
- Konduysa değil, konmaması gerekiyorsa orada zaten biri işini kötü yapıyordur.
- Çocuk olan evde bu ihmal daha da ağırdır.
Birinin hayatı, 1 liralık etiket masrafından ucuz olmamalı.