Yalnız yaşamak İstanbul gibi bir şehirde, hele ki 2026'nın bu pahalı döneminde, sanki sürekli bir savaş halindeymişsin gibi hissettiriyor. Geçen ay, iki odalı bir ev için 5000 lirayı gözden çıkardım ama ısınma faturası yine 1500 lirayı buldu; o parayla eskiden bir hafta geçinirdim. Her gün markete gidip fiyatlara bakınca, bir kasa meyve için 300 lira ödemek zorunda kalmak, insanın sinirlerini bozuyor.
Ayrıca, sosyal tarafı hiç kolay değil; komşularla laf atmak dışında kimseyle görüşmeyince, hafta sonları evde tek başına takılmak, o dizileri izle izle bitmiyor ama sonunda bir boşluk hissi geliyor. Psikolojik olarak, pandemi sonrası herkesin içine kapandığı bu dönemde, yalnızlık sadece özgürlük değil, bir tür ceza gibi. Benim gibi şehirde kök salmaya çalışanlar için, bu düzen eski komedi filmlerindeki gibi: herkes yalnız ama kimse mutlu değil.
Tabii, gündelik işler de cabası; çamaşır makinesi bozulunca tamirciyi beklemek saatler alıyor, bir de üstüne iş toplantılarını evden yapmak zorunda kalınca, hayat adeta bir maraton. Bu şehirde yalnız yaşamayı romantik sananlar, bir an önce gerçeklerle yüzleşsin.
Ayrıca, sosyal tarafı hiç kolay değil; komşularla laf atmak dışında kimseyle görüşmeyince, hafta sonları evde tek başına takılmak, o dizileri izle izle bitmiyor ama sonunda bir boşluk hissi geliyor. Psikolojik olarak, pandemi sonrası herkesin içine kapandığı bu dönemde, yalnızlık sadece özgürlük değil, bir tür ceza gibi. Benim gibi şehirde kök salmaya çalışanlar için, bu düzen eski komedi filmlerindeki gibi: herkes yalnız ama kimse mutlu değil.
Tabii, gündelik işler de cabası; çamaşır makinesi bozulunca tamirciyi beklemek saatler alıyor, bir de üstüne iş toplantılarını evden yapmak zorunda kalınca, hayat adeta bir maraton. Bu şehirde yalnız yaşamayı romantik sananlar, bir an önce gerçeklerle yüzleşsin.