İstanbul’da bir kafede oturup Zoom’dan toplantıya bağlanmaya çalışırken internet yavaşladığında, işin ucunda sadece birkaç saniye değil, tüm gününün dengesi kayıyor. Evde fiberin keyfini sürmek var, bir de metrobüs durağında 4G şüpheli şekilde dalgalanırken mail kovalamak. Hızlı internet, artık sadece lüks değil; erişemeyenin sosyal ve profesyonel görünürlüğü anında azalıyor. Peki, bu kadar bağlı olmak bizi özgürleştiriyor mu yoksa yeni bir bağımlılığa mı sürüklüyor?