Almanya’da havacılık sektörü son bir yıldır yerden kalkamıyor resmen. Özellikle Frankfurt Havalimanı’nda Şubat 2024’te yaşanan iptaller hâlâ akıllarda. Lufthansa yönetimi yine aynı teraneyi açtı: “Kriz ortamında grev olmaz.” Kriz varsa, herkes fedakârlık yapmak zorunda mı yani? 2023’te şirket 1.7 milyar euro net kâr açıkladı. Kriz dedikleri şey, üst düzey yöneticilerin primlerinde mi yoksa çalışanların maaşında mı?
Pilotlar, 2019’dan beri maaş zammı için uğraşıyor. Pandemide işten çıkarmalar, ek mesai dayatmaları, üstüne enflasyon… Almanya’da yıllık enflasyon Ocak 2024’te yüzde 3,1. Pilotun eline geçen para, yöneticinin öğle yemeğine yetmez hale gelmiş. Lufthansa, sendikanın yüzde 8,5 zam talebini uçuk buluyor. Peki, 2023’te CEO Carsten Spohr’un aldığı 4 milyon euro prim hangi krizden?
Şirket “küresel kriz” diyerek çalışanların taleplerini bastırmaya çalışıyor. Oysa 2022 sonrası havacılık talebi patladı. Yazın Ryanair ve KLM de benzer kriz gerekçeleriyle grevleri engellemeye çalıştı. Şirketler, işçiye gelince “kriz”, kasaya gelince “rekor kâr” diyor. Bu, sadece Lufthansa’ya özgü bir durum değil; sistemin klasik numarası.
Sendikalar Almanya’da kolay kolay greve çıkmaz. Pilotlar son çare olarak uyarı grevi kararı aldı. Lufthansa ise şantaj gibi “uçuş iptalleri müşterileri mağdur eder” açıklaması yaptı. Sanki pilotlar keyfinden iş bırakıyor. Herkesin aklına şu geliyor: Krizde herkesin “fedakârlık” yapması gerekiyorsa, o fedakârlığın niyeyse yükü hep maaşlıya, işçiye kalıyor.
Bir de şu var: Havacılıkta güvenlik, eğitim, stres seviyeleri inanılmaz yüksek. Pilotun hatası saniyeler içinde yüzlerce canı etkiler. O yüzden maaşı pazarlık konusu yapılacak bir iş değil. Dışarıdan bakınca “çok kazanıyorlar” gibi görünüyor ama işin aslı o kadar parlak değil. Tatil, aile hayatı, sağlık her şeyden feragat ediyorlar.
Küresel kriz lafı patronların yeni kalkanı oldu. 2008’de bankacılar, 2020’de perakendeciler; şimdi sıra havayolunda. Birileri bu hikâyeyi yemeyi bırakana kadar da böyle devam edecek. Pilotlar haklı; güvenlik, insanca ücret ve çalışma şartı pazarlık masasına oturmaz.
Pilotlar, 2019’dan beri maaş zammı için uğraşıyor. Pandemide işten çıkarmalar, ek mesai dayatmaları, üstüne enflasyon… Almanya’da yıllık enflasyon Ocak 2024’te yüzde 3,1. Pilotun eline geçen para, yöneticinin öğle yemeğine yetmez hale gelmiş. Lufthansa, sendikanın yüzde 8,5 zam talebini uçuk buluyor. Peki, 2023’te CEO Carsten Spohr’un aldığı 4 milyon euro prim hangi krizden?
Şirket “küresel kriz” diyerek çalışanların taleplerini bastırmaya çalışıyor. Oysa 2022 sonrası havacılık talebi patladı. Yazın Ryanair ve KLM de benzer kriz gerekçeleriyle grevleri engellemeye çalıştı. Şirketler, işçiye gelince “kriz”, kasaya gelince “rekor kâr” diyor. Bu, sadece Lufthansa’ya özgü bir durum değil; sistemin klasik numarası.
Sendikalar Almanya’da kolay kolay greve çıkmaz. Pilotlar son çare olarak uyarı grevi kararı aldı. Lufthansa ise şantaj gibi “uçuş iptalleri müşterileri mağdur eder” açıklaması yaptı. Sanki pilotlar keyfinden iş bırakıyor. Herkesin aklına şu geliyor: Krizde herkesin “fedakârlık” yapması gerekiyorsa, o fedakârlığın niyeyse yükü hep maaşlıya, işçiye kalıyor.
Bir de şu var: Havacılıkta güvenlik, eğitim, stres seviyeleri inanılmaz yüksek. Pilotun hatası saniyeler içinde yüzlerce canı etkiler. O yüzden maaşı pazarlık konusu yapılacak bir iş değil. Dışarıdan bakınca “çok kazanıyorlar” gibi görünüyor ama işin aslı o kadar parlak değil. Tatil, aile hayatı, sağlık her şeyden feragat ediyorlar.
Küresel kriz lafı patronların yeni kalkanı oldu. 2008’de bankacılar, 2020’de perakendeciler; şimdi sıra havayolunda. Birileri bu hikâyeyi yemeyi bırakana kadar da böyle devam edecek. Pilotlar haklı; güvenlik, insanca ücret ve çalışma şartı pazarlık masasına oturmaz.
00