Artık her siparişte “siparişinize bahşiş eklemek ister misiniz?” diye soran bir ekranla karşılaşmak kaçınılmaz oldu. 2024’te İstanbul’da bir menemenin, uygulamada 180 lira olduğu anı gördüm, kuryeye de yüzde 10 eklememi istiyor sistem, vallahi pes. Sadece restoran ve kurye değil, arada üçüncü parti de ekstra komisyonu gömüyor, fiyatta çıldırdık. Yemeksepeti güncelleme üstüne güncelleme getiriyor, GetirYemek ayrı bir dünya; 2018’de 12 liraya söylediğim dürüm 50 liraya çıkmış, yanında bir de “restoran hizmet bedeli” ekleniyor, her siparişte yeni sürpriz.
Bir de şimdi “gecikme ücreti” çıktı. Sipariş 10 dakika gecikse otomatize bir şekilde hesabına para iadesi geliyor ama, çoğu zaman restoranlar bunu menüye zam yaparak kapatıyor. Eski düzende en azından restoranla konuşur, derdini anlatırdın. Şimdiki sistemde menüdeki ayran bile algoritmanın insafına kalmış; “stokta yok” bahanesiyle fiyatı şişiriyorlar.
Taksim’de bir restorandan 2023 Aralık’ta burger sipariş ettim, menüde 120 lira. Uygulamada aynı burger 145, “hızlı teslimat” seçeneğiyle 165’e çıkıyor. Bir de teslimat ücreti, bahşiş, uygulama hizmet bedeli, derken 200’ü geçiyor. O sırada restoranın sahibiyle konuşursan “abi uygulama yüzde 37 komisyon alıyor, ben ne yapayım” diyor. Yani eskiden 100 liraya aldığın şey, bugün 140-150 lira, aradaki 50 lira direkt aracıya gidiyor. Dijital mafya gibi çalışıyorlar.
Bir de şu puan sistemi var. Restoranlar, 5 yıldız almazsa uygulama onları aşağılara gömüyor. O yüzden gelen her pakette “abi lütfen puan ver” notu, hatta bazen çikolatayla rüşvet denemesi. Müşteri memnuniyetini algoritmalar belirliyor, insan yüzü görmek artık hayal. Kuryelerin çalışma şartları desen, yine algoritmaya teslim; adres yanlışsa, hava yağmurluysa, suç yine onlarda.
Biraz da güvenlik kısmı var. Kart bilgilerinin patır patır çalındığı, “fake restoran”larla dolandırıcılıkların döndüğü bir dünya burası. 2024’te hâlâ uygulamalar “güvenli ödeme” diye övünebiliyor, sanki 2010’dayız. Bir de “siparişin hazırlanıyor” diye üç saat ekranda dönüp duran siparişler… Restoranı arıyorsun, “siparişiniz alınmadı” diyorlar. Paran havada.
Yani, internetten yemek siparişi işi artık kolaylık değil, finansal akrobasi gerektiriyor. Eğer uygulama kullanıyorsan, cebinden en az yüzde 30 fazla para gidecek, kuryeye de vicdan azabından bahşiş ekleyeceksin, üstüne bir de soğuk yemekle baş başa kalacaksın. Eskiden “evde yemek yapmak zahmetli” denirdi, şimdi uygulamada menü gezmek daha stresli.
Bir de şimdi “gecikme ücreti” çıktı. Sipariş 10 dakika gecikse otomatize bir şekilde hesabına para iadesi geliyor ama, çoğu zaman restoranlar bunu menüye zam yaparak kapatıyor. Eski düzende en azından restoranla konuşur, derdini anlatırdın. Şimdiki sistemde menüdeki ayran bile algoritmanın insafına kalmış; “stokta yok” bahanesiyle fiyatı şişiriyorlar.
Taksim’de bir restorandan 2023 Aralık’ta burger sipariş ettim, menüde 120 lira. Uygulamada aynı burger 145, “hızlı teslimat” seçeneğiyle 165’e çıkıyor. Bir de teslimat ücreti, bahşiş, uygulama hizmet bedeli, derken 200’ü geçiyor. O sırada restoranın sahibiyle konuşursan “abi uygulama yüzde 37 komisyon alıyor, ben ne yapayım” diyor. Yani eskiden 100 liraya aldığın şey, bugün 140-150 lira, aradaki 50 lira direkt aracıya gidiyor. Dijital mafya gibi çalışıyorlar.
Bir de şu puan sistemi var. Restoranlar, 5 yıldız almazsa uygulama onları aşağılara gömüyor. O yüzden gelen her pakette “abi lütfen puan ver” notu, hatta bazen çikolatayla rüşvet denemesi. Müşteri memnuniyetini algoritmalar belirliyor, insan yüzü görmek artık hayal. Kuryelerin çalışma şartları desen, yine algoritmaya teslim; adres yanlışsa, hava yağmurluysa, suç yine onlarda.
Biraz da güvenlik kısmı var. Kart bilgilerinin patır patır çalındığı, “fake restoran”larla dolandırıcılıkların döndüğü bir dünya burası. 2024’te hâlâ uygulamalar “güvenli ödeme” diye övünebiliyor, sanki 2010’dayız. Bir de “siparişin hazırlanıyor” diye üç saat ekranda dönüp duran siparişler… Restoranı arıyorsun, “siparişiniz alınmadı” diyorlar. Paran havada.
Yani, internetten yemek siparişi işi artık kolaylık değil, finansal akrobasi gerektiriyor. Eğer uygulama kullanıyorsan, cebinden en az yüzde 30 fazla para gidecek, kuryeye de vicdan azabından bahşiş ekleyeceksin, üstüne bir de soğuk yemekle baş başa kalacaksın. Eskiden “evde yemek yapmak zahmetli” denirdi, şimdi uygulamada menü gezmek daha stresli.
00