WhatsApp’ta son görülme takıntısı, 2014’te Almanya’ya ilk geldiğimde başladı bende. O zaman bir arkadaş grubumuz vardı, herkes birbirinin son görülmesine bakıp “bu gece neden 2’de çevrimiçiydin?” diye sorguya çekiyordu. Sanki WhatsApp bir tür alacaklı defteri. Biri 5 dakika önce online olmuş, ama bana hâlâ cevap yok. Otomatik olarak kendimi değersiz hissetmeye başlamıştım. “Demek ki önem sıram düşük,” diye düşünüyor insan.
Türkiye’de de durum farklı değildi. Annem bile “sen dün gece 1’de çevrimiçiydin, neden aramadın?” diye sorabiliyor. Benim büyüdüğüm dönemde böyle şeyler yoktu. 3310’dayken kim çevrimiçi, kim değil, kimse takip etmiyordu. Mektup beklerken heyecanlanan bir nesilden, WhatsApp mavi tiki için huzuru kaçan bir nesle geçtik hızlıca. Mesela 2016, Berlin. Hem iş hem yüksek lisans koşturmacası… Bir mesaj gelmiş, ama cevap yazacak zaman yok. Son görülmem aktif görünüyor, ama beyin “buna da cevap vermedim, bak şimdi yanlış anlayacak” diye suçluluk pompalıyor.
Bazen özlüyorum, o eski rahatlığı. “Mesajı okudu mu, bakmadı mı, acaba bir şey mi oldu?” diye kurcalamadan günler geçirdiğim zamanları. Şimdi insanlar, özellikle ilişkilerde, WhatsApp’taki son görülmeye bakıp kendi kafasında hikayeler yazıyor. Biri çevrimiçi, ama bana yazmıyor. Halbuki adam müzik dinliyor, uygulama arka planda açık. Ben bile kendimi defalarca WhatsApp Web açık unuttuğum için “hayalet çevrimiçi” pozisyonunda buldum. Herkes birbirini gözetliyor. En ufak online hareketinin bile anlamı var artık.
Çoğu kişi son görülmesini kapattı, mavi tiki gizledi. Ama bu da tam çözüm olmuyor çünkü bu sefer de “neden gizledi, ne saklıyor?” paranoyası başlıyor. Eskiden “yazınca döner” diye bir şey vardı, şimdi “ne zaman çevrimiçiydi, neden dönmedi?” diye bir hesap makinesi var herkesin cebinde. Gerçekten iletişim iyileşti mi, yoksa herkes daha mı huzursuz oldu, emin değilim.
Türkiye’de de durum farklı değildi. Annem bile “sen dün gece 1’de çevrimiçiydin, neden aramadın?” diye sorabiliyor. Benim büyüdüğüm dönemde böyle şeyler yoktu. 3310’dayken kim çevrimiçi, kim değil, kimse takip etmiyordu. Mektup beklerken heyecanlanan bir nesilden, WhatsApp mavi tiki için huzuru kaçan bir nesle geçtik hızlıca. Mesela 2016, Berlin. Hem iş hem yüksek lisans koşturmacası… Bir mesaj gelmiş, ama cevap yazacak zaman yok. Son görülmem aktif görünüyor, ama beyin “buna da cevap vermedim, bak şimdi yanlış anlayacak” diye suçluluk pompalıyor.
Bazen özlüyorum, o eski rahatlığı. “Mesajı okudu mu, bakmadı mı, acaba bir şey mi oldu?” diye kurcalamadan günler geçirdiğim zamanları. Şimdi insanlar, özellikle ilişkilerde, WhatsApp’taki son görülmeye bakıp kendi kafasında hikayeler yazıyor. Biri çevrimiçi, ama bana yazmıyor. Halbuki adam müzik dinliyor, uygulama arka planda açık. Ben bile kendimi defalarca WhatsApp Web açık unuttuğum için “hayalet çevrimiçi” pozisyonunda buldum. Herkes birbirini gözetliyor. En ufak online hareketinin bile anlamı var artık.
Çoğu kişi son görülmesini kapattı, mavi tiki gizledi. Ama bu da tam çözüm olmuyor çünkü bu sefer de “neden gizledi, ne saklıyor?” paranoyası başlıyor. Eskiden “yazınca döner” diye bir şey vardı, şimdi “ne zaman çevrimiçiydi, neden dönmedi?” diye bir hesap makinesi var herkesin cebinde. Gerçekten iletişim iyileşti mi, yoksa herkes daha mı huzursuz oldu, emin değilim.
42