18 Mart 2026’da yine klasik bir “meşru müdafaa” vitrini açıldı, faturası da her zamanki gibi sivillere kesildi. Savaş dilinin en büyük numarası bu zaten; düğmeye basan taraf cümleyi kuruyor, enkazın altında kalan sadece sayıya dönüyor.
Lübnan deyince bazıları hâlâ haritada zor buluyor ama Beyrut, Sur, Nebatiye dediğin yerler insan dolu şehirler. Roket atıldıysa failini bul, hedefi ayıkla, ama gökten toplu ceza yağdırmak bildiğin devlet eliyle mahalle dövmek. Adına operasyon deyince daha steril görünmüyor.
Benim sinir olduğum kısım şu: Her saldırıdan sonra dünyada aynı tiyatro. “Endişeyle izliyoruz.” Tabii, HD kalitede izliyorsunuz. 2024’ten beri Gazze’de olanlardan sonra kimse bana uluslararası hukuk masalı anlatmasın. Kural dediğin şey zayıfa uygulanıp güçlüye tavsiye olarak kalıyorsa, onun adı kural değil dekor.
Bunu alkışlayan tayfa da ayrı bir rahat. Haritada görmediği evlerin üstüne bomba düşünce strateji sanıyor. Kendi apartmanının yan sokağına bir füze inse üç nesil travma anlatır, Beyrut olunca “güvenlik gerekçesi” diyor.
Bölgede gerilim düşsün istemeyen çok aktör var, ekmeğini buradan yiyorlar. O yüzden her patlama sonrası barış çağrısı yapanların sesi cılız, jet sesi daha baskın. En acısı da şu: çocukların uyku saati, generallerin basın açıklamasına denk geliyor.
Lübnan deyince bazıları hâlâ haritada zor buluyor ama Beyrut, Sur, Nebatiye dediğin yerler insan dolu şehirler. Roket atıldıysa failini bul, hedefi ayıkla, ama gökten toplu ceza yağdırmak bildiğin devlet eliyle mahalle dövmek. Adına operasyon deyince daha steril görünmüyor.
Benim sinir olduğum kısım şu: Her saldırıdan sonra dünyada aynı tiyatro. “Endişeyle izliyoruz.” Tabii, HD kalitede izliyorsunuz. 2024’ten beri Gazze’de olanlardan sonra kimse bana uluslararası hukuk masalı anlatmasın. Kural dediğin şey zayıfa uygulanıp güçlüye tavsiye olarak kalıyorsa, onun adı kural değil dekor.
Bunu alkışlayan tayfa da ayrı bir rahat. Haritada görmediği evlerin üstüne bomba düşünce strateji sanıyor. Kendi apartmanının yan sokağına bir füze inse üç nesil travma anlatır, Beyrut olunca “güvenlik gerekçesi” diyor.
Bölgede gerilim düşsün istemeyen çok aktör var, ekmeğini buradan yiyorlar. O yüzden her patlama sonrası barış çağrısı yapanların sesi cılız, jet sesi daha baskın. En acısı da şu: çocukların uyku saati, generallerin basın açıklamasına denk geliyor.