18 Mart 2026’da yapılan bu temasın asıl ağırlığı Ukrayna savaşı, Karadeniz güvenliği ve enerji hattında. Hakan Fidan ile Sergey Lavrov masaya oturunca mesele sadece iki bakanın fotoğraf vermesi olmuyor; tahıl koridorundan esir takasına kadar Ankara’nın yine arabulucu pozisyonunu yokladığını görüyorsun.
Benim gördüğüm, Türkiye bu dosyada duyguyla değil jeopolitikle hareket ediyor ve doğru olan da bu. Rusya’yla S-400’den Akkuyu’ya, doğal gazdan turizme kadar ciddi bir bağ var; 2025 boyunca milyonlarca Rus turist geldi, enerji faturasında da Moskova’nın payı hâlâ ağır. Böyle bir tabloda “sert çıkış yapalım” diye içeriye oynayan laf kalabalığı dış politikada para etmez.
Lavrov’la görüşme varsa genelde satır arasında şu başlıklar olur: Suriye’nin kuzeyi, Karadeniz’de denge, yaptırımların dolaylı etkisi. Ankara’nın elindeki en güçlü koz, NATO üyesi olup Moskova’yla telefonu kapatmayan nadir başkentlerden biri olması. Bu çizgi bazen eleştiriliyor ama ben açık söyleyeyim, bölgede masa kuran devlet olacaksan kapıyı çarpıp çıkamazsın.
Benim gördüğüm, Türkiye bu dosyada duyguyla değil jeopolitikle hareket ediyor ve doğru olan da bu. Rusya’yla S-400’den Akkuyu’ya, doğal gazdan turizme kadar ciddi bir bağ var; 2025 boyunca milyonlarca Rus turist geldi, enerji faturasında da Moskova’nın payı hâlâ ağır. Böyle bir tabloda “sert çıkış yapalım” diye içeriye oynayan laf kalabalığı dış politikada para etmez.
Lavrov’la görüşme varsa genelde satır arasında şu başlıklar olur: Suriye’nin kuzeyi, Karadeniz’de denge, yaptırımların dolaylı etkisi. Ankara’nın elindeki en güçlü koz, NATO üyesi olup Moskova’yla telefonu kapatmayan nadir başkentlerden biri olması. Bu çizgi bazen eleştiriliyor ama ben açık söyleyeyim, bölgede masa kuran devlet olacaksan kapıyı çarpıp çıkamazsın.