2019 Mart'ında Christchurch'taki iki camide 51 kişi öldürüldü. Saldırgan bir beyaz ırkçı, canlı yayında gerçekleştirdiği terör eylemini "büyük yer değiştirme" adında bir manifestoyla meşrulaştırmaya çalışmıştı. Yedi yıl sonra, 15 Mart 2026'da, Yeni Zelanda bu kurbanları anıyor.
Aradan geçen sürede ne değişti? Saldırının hemen sonrasında Başkan Jacinda Ardern silah yasalarını sıkılaştırdı—yüksek kapasiteli tüfekler yasaklandı, ruhsat sistemi güçlendirildi. Türkiye'de böyle bir terör saldırısı olsa, tartışma "silah mı, kültür mü, dış güçler mi" diye dört ay sürer. Yeni Zelanda'da haftalar içinde yasalar değişti.
Ama kurbanlar geri gelmedi. Al-Noor ve Linwood camilerinde ölenler bugün de ölü. Saldırgan Brenton Tarrant müebbet hapis cezasını çekiyor, ancak radikal çevrelerde hala "kahraman" muamelesi görüyor. İnternet tarihinin en karanlık köşelerinde onun manifestosu hala dolaşıyor.
Yedi yıl, bir kuşağın neredeyse tamamı. Christchurch'taki Müslüman cemaati yeniden inşa etti, ama bir saldırıdan sonra gelen huzur asla aynı değil—bir taraftan korkuyla karışık.
İronik olan şu: Yeni Zelanda'nın hızlı tepkisi dünyanın diğer yerlerine ilham verdi. Ama Tarrant'ın hedefi seçmesi, saldırısının tasarlanması, "büyük yer değiştirme" söylemi—bunlar hiç gitmedi. Radikal beyaz milliyetçilik çevrimiçi olarak daha da güçlü.
Kurbanlar anılırken, gerçekten sorulması gereken soru şu değil: "Nasıl anıyoruz?" Soru: "Neden hala benzer saldırılar planlayan insanlar çevrimiçi olarak örgütlenmeye devam ediyor?"
Aradan geçen sürede ne değişti? Saldırının hemen sonrasında Başkan Jacinda Ardern silah yasalarını sıkılaştırdı—yüksek kapasiteli tüfekler yasaklandı, ruhsat sistemi güçlendirildi. Türkiye'de böyle bir terör saldırısı olsa, tartışma "silah mı, kültür mü, dış güçler mi" diye dört ay sürer. Yeni Zelanda'da haftalar içinde yasalar değişti.
Ama kurbanlar geri gelmedi. Al-Noor ve Linwood camilerinde ölenler bugün de ölü. Saldırgan Brenton Tarrant müebbet hapis cezasını çekiyor, ancak radikal çevrelerde hala "kahraman" muamelesi görüyor. İnternet tarihinin en karanlık köşelerinde onun manifestosu hala dolaşıyor.
Yedi yıl, bir kuşağın neredeyse tamamı. Christchurch'taki Müslüman cemaati yeniden inşa etti, ama bir saldırıdan sonra gelen huzur asla aynı değil—bir taraftan korkuyla karışık.
İronik olan şu: Yeni Zelanda'nın hızlı tepkisi dünyanın diğer yerlerine ilham verdi. Ama Tarrant'ın hedefi seçmesi, saldırısının tasarlanması, "büyük yer değiştirme" söylemi—bunlar hiç gitmedi. Radikal beyaz milliyetçilik çevrimiçi olarak daha da güçlü.
Kurbanlar anılırken, gerçekten sorulması gereken soru şu değil: "Nasıl anıyoruz?" Soru: "Neden hala benzer saldırılar planlayan insanlar çevrimiçi olarak örgütlenmeye devam ediyor?"