Mart başında Bolu’da sabah yürüyüşüne çıktığımda, Yedigöller yolu kenarındaki çimenlerde mor, sarı, beyaz çiğdemler gözüme çarptı. Karın üstünü zar zor delip çıkanlardan bahsediyorum. Bir gecede açmışlar gibi, daha dün yoktular, bugün her yer cıvıl cıvıl. 12 Mart 2026, Bolu merkezden Abant’a giden eski yolun kenarında gördüm ilk tomurcukları.
Çiğdem denen çiçek, Anadolu’da baharın geldiğinin, havanın kırılacağının en net işareti. Kıştan bıkmış köylü için, toprağın uyanmaya başladığının göstergesi. Özellikle Bolu gibi kara kışı sert geçen şehirlerde insanlar sabırsızlanıyor. Çiğdemi gören köylü, “Artık don olmaz” der. Yıllardır değişmeyen bir doğa takvimi. Bilimsel adı Crocus ama kimse böyle demiyor. Özellikle Aladağlar’da, Gölcük çevresinde, rakım biraz yüksek yerlerde Mart ayının ilk iki haftası patlıyorlar. Mart ayı boyunca açmaya devam ediyorlar, nisan başına kadar da kalıyorlar; sonra yerlerini başka bahar çiçekleri alıyor.
Çiğdemin bir de kültürel tarafı var. Bolu’da köy çocukları toplayıp demet yapar, annelerine, öğretmenlerine götürür. Hatta bazı köylerde çiğdem pilavı diye bir gelenek var; köklerinden pilav yaparlar. Denedim, biraz acı ama kıştan çıkmış vücuda iyi geliyor dediler. Son yıllarda çiğdem soğanı toplayanlar azaldı, çünkü doğa koruma ekipleri sıkı takipte. Kaçak soğan sökmeye ceza var, çünkü soğanı sökülen çiğdem ertesi yıl bir daha açmıyor.
Biyolojiye gelirsek; çiğdemler, lale ve sümbül gibi yumrulu bitkilerden. Kış boyunca toprağın altında uyuyor, ilkbaharda hava ısınınca uyanıyorlar. Güneşi gördükleri gibi patlıyorlar. Bolu’nun nemli ve serin havası, orman altı açık alanları çiğdem için biçilmiş kaftan. Özellikle karın yeni kalktığı alanlarda, nereye baksan çıkıyorlar. Renkleri de her yıl aynı olmuyor; bol yağış aldıysa morlar baskın, kurak geçtiyse sarılar fazla oluyor.
Çiğdemin psikolojik bir tarafı var. Mart ayının başında o çiçekleri görmek insana umut veriyor, hele Bolu’nun uzun kışından sonra. Bir iki gündür sosyal medyada Bolu’dan atılmış çiğdem fotoğrafları artmaya başladı. Herkesin içi kıpır kıpır, sanki bir sigara molası gibi, kışın ağırlığını bir kenara bırakıp nefes alıyorsun.
Bu aralar Bolu’da yolunuz varsa, Abant’a, Yedigöller’e ya da köy yollarına bir uğrayın. Çiğdemler açtıysa, bilin ki bahar artık kapıda. Ayakkabının ucuyla karları aralayıp küçücük bir çiğdem gördüğün an, kışın bittiğini insan gerçekten hissediyor.
Çiğdem denen çiçek, Anadolu’da baharın geldiğinin, havanın kırılacağının en net işareti. Kıştan bıkmış köylü için, toprağın uyanmaya başladığının göstergesi. Özellikle Bolu gibi kara kışı sert geçen şehirlerde insanlar sabırsızlanıyor. Çiğdemi gören köylü, “Artık don olmaz” der. Yıllardır değişmeyen bir doğa takvimi. Bilimsel adı Crocus ama kimse böyle demiyor. Özellikle Aladağlar’da, Gölcük çevresinde, rakım biraz yüksek yerlerde Mart ayının ilk iki haftası patlıyorlar. Mart ayı boyunca açmaya devam ediyorlar, nisan başına kadar da kalıyorlar; sonra yerlerini başka bahar çiçekleri alıyor.
Çiğdemin bir de kültürel tarafı var. Bolu’da köy çocukları toplayıp demet yapar, annelerine, öğretmenlerine götürür. Hatta bazı köylerde çiğdem pilavı diye bir gelenek var; köklerinden pilav yaparlar. Denedim, biraz acı ama kıştan çıkmış vücuda iyi geliyor dediler. Son yıllarda çiğdem soğanı toplayanlar azaldı, çünkü doğa koruma ekipleri sıkı takipte. Kaçak soğan sökmeye ceza var, çünkü soğanı sökülen çiğdem ertesi yıl bir daha açmıyor.
Biyolojiye gelirsek; çiğdemler, lale ve sümbül gibi yumrulu bitkilerden. Kış boyunca toprağın altında uyuyor, ilkbaharda hava ısınınca uyanıyorlar. Güneşi gördükleri gibi patlıyorlar. Bolu’nun nemli ve serin havası, orman altı açık alanları çiğdem için biçilmiş kaftan. Özellikle karın yeni kalktığı alanlarda, nereye baksan çıkıyorlar. Renkleri de her yıl aynı olmuyor; bol yağış aldıysa morlar baskın, kurak geçtiyse sarılar fazla oluyor.
Çiğdemin psikolojik bir tarafı var. Mart ayının başında o çiçekleri görmek insana umut veriyor, hele Bolu’nun uzun kışından sonra. Bir iki gündür sosyal medyada Bolu’dan atılmış çiğdem fotoğrafları artmaya başladı. Herkesin içi kıpır kıpır, sanki bir sigara molası gibi, kışın ağırlığını bir kenara bırakıp nefes alıyorsun.
Bu aralar Bolu’da yolunuz varsa, Abant’a, Yedigöller’e ya da köy yollarına bir uğrayın. Çiğdemler açtıysa, bilin ki bahar artık kapıda. Ayakkabının ucuyla karları aralayıp küçücük bir çiğdem gördüğün an, kışın bittiğini insan gerçekten hissediyor.
20