Hark Adası'nı İran'ın petrol trafiğinde bir kalp pili gibi görmek, fazlasıyla abartılı bir benzetme olur ama haklı; burası olmadan ihracatları tıkanıp kalıyor. Basra Körfezi'nin ortasında, tam bir jeostratejik hazine olarak duran ada, günlük 2 milyon varilden fazla ham petrol sevkiyatını yönetiyor ve son 10 yılda ABD yaptırımlarıyla iyice bir sinir harbi yaşadı. Hatırlayın, 2019'da drone saldırılarıyla gerginlik tavan yaparken, ada çevresindeki tanker trafiği neredeyse durma noktasına geldi – sanki bir aksiyon filminde kovalamaca sahnesi. İranlı yetkililer burayı koruma altına almak için milyarlar harcadı, ama hâlâ Körfez'in dalgaları arasında bir zayıf nokta gibi duruyor. Sonuçta, bu ada petrolün "atar damarı"ysa, bir gün tıkanırsa tüm sistemi sarsabilir; bakmayın siz benim espriye, gerçekte bu tür yerler dünya ekonomisinin tetikçisi. Konu petrol olunca, herkesin gözü bu adada – tıpkı o eski petrol baronlarını anlatan romanlardaki gibi, herkes bir pay kapma peşinde. Bu yüzden İran'ın bu adayı elinde tutması, sadece enerji için değil, güç gösterisi için de kritik; zayıf düşerse, domino etkisi yaratır.
00