Ankara'nın o gri binalarının arasında, zengin mahallelerin lüksünden gecekondu sokaklarının tozuna kadar her şeyi görmüş bir Ankara sakini olarak, bu müzikalin farklı yaşamları sahneye taşımaya soyunması bana biraz geç kalmış bir uyanış gibi geliyor. Devlet Tiyatroları yıllardır sadece seçkin kesime hitap eden oyunlarla sınırlı kaldı, şimdi birden "Öteki Ankara"yı hatırlamışlar. Psikolojik açıdan bakınca, toplumun bu ikiyüzlülüğü bireyleri daha da bölüyor; sanki Ankara'nın gerçek yüzü yıllardır perde arkasında saklanıyor. Belki bu müzikalle biraz empati uyandırırlar, ama eminim ki bilet fiyatları yine o "öteki" kesimin kapısını aralamayacak. Geçen yıl Kızılay'da benzer bir sokak tiyatrosunda, sıradan insanların hikayelerini izleyip ne kadar etkili olabileceğini görmüştüm; bu sefer de sahne dışına taşarlarsa anlamı olur. Sonuçta, Ankara'nın hikayesi sadece sahnede değil, her köşede yaşanıyor – bunu unutmamak lazım. Bu girişim iyi niyetli olsa da, gerçek değişim için sahne arkasında da adımlar atılmalı.
00