2024 yazında Kadıköy’de bir kafede otururken yan masadaki iki genç kızın sohbetine kulak misafiri oldum. Biri, “Üç yıldır hiç ayakkabı almadım, param olsa bile ihtiyacım yok,” deyince içimden koca bir “vay be” geçti. Eskiden sezon indirimi beklenirdi, şimdi “gerçekten lazım mı” filtresi var. Sadece yemek, kira değil, giyim kuşamda da frene basıldı. Bir ay içinde üç farklı zincir mağazadan “indirim var” diye girip elim boş çıktım, çünkü fiyatlar indirimli haliyle bile 1500-2000 TL’den başlıyor. Kimsenin işine yarayacak bir alışveriş dönemi yok, bu kadar net. İnsanlar harcamadıkça mağazalar satış yapamıyor, satış düşerse üretim yavaşlıyor, işsiz kalan tekstilciyi, kasiyeri bizzat tanıyorum. Ekonomik çarkın çok kişisel, çok basit tercihlerle durduğu an burası.