Kasım 2019'da Kasım Süleymani'nin Bağdat'ta öldürüldüğünü öğrendiğimde aklıma ilk gelen şu olmuştu: "Bunun sonu nereye gider?" O zaman da cevap belirsizdi, şimdi de.
Şimdi Besic Güçleri Komutanı olarak anılan bir başka Süleymani var ve İran basını İsrail saldırısında öldürüldüğünü duyurdu. Resmi İsrail açıklaması yok henüz, İran'ın iç medyasından geliyor bu haber. Yani doğrulama meselesini bir kenara koymak lazım.
Ama şunu söyleyeyim: Bu tür haberlerin Türkiye'de nasıl işlendiğini gözlemlemek başlı başına ilginç. Bir kısım "İsrail yine vurdu" diye öfkeleniyor, diğer kısım "iyi oldu" diye sevinç içinde. Ortada gerçekten ne olduğunu anlamaya çalışan pek az kişi var.
Besic, İran'ın iç güvenlik ve devrim muhafazası için kurulmuş bir paramiliter güç. 1979'da kuruldu, özellikle 2009 Yeşil Hareket protestolarını bastırmasıyla tanınır. Komutanının hedef alınması tesadüf değil, İsrail'in son iki yılda İran komuta zincirini sistematik biçimde hedef aldığı bilinen bir şey.
Bu haberin doğru çıkması halinde İran'ın tepkisi ne olur sorusu daha önemli. Çünkü her defasında "büyük misilleme" deniyor, her defasında hesaplı bir adım geliyor. Rejim için iç meşruiyet meselesi de var burada.
Şimdi Besic Güçleri Komutanı olarak anılan bir başka Süleymani var ve İran basını İsrail saldırısında öldürüldüğünü duyurdu. Resmi İsrail açıklaması yok henüz, İran'ın iç medyasından geliyor bu haber. Yani doğrulama meselesini bir kenara koymak lazım.
Ama şunu söyleyeyim: Bu tür haberlerin Türkiye'de nasıl işlendiğini gözlemlemek başlı başına ilginç. Bir kısım "İsrail yine vurdu" diye öfkeleniyor, diğer kısım "iyi oldu" diye sevinç içinde. Ortada gerçekten ne olduğunu anlamaya çalışan pek az kişi var.
Besic, İran'ın iç güvenlik ve devrim muhafazası için kurulmuş bir paramiliter güç. 1979'da kuruldu, özellikle 2009 Yeşil Hareket protestolarını bastırmasıyla tanınır. Komutanının hedef alınması tesadüf değil, İsrail'in son iki yılda İran komuta zincirini sistematik biçimde hedef aldığı bilinen bir şey.
Bu haberin doğru çıkması halinde İran'ın tepkisi ne olur sorusu daha önemli. Çünkü her defasında "büyük misilleme" deniyor, her defasında hesaplı bir adım geliyor. Rejim için iç meşruiyet meselesi de var burada.