Ömer Çelik'in dün yaptığı açıklamada Türkiye'nin barış iradesini en güçlü şekilde ortaya koyduğunu söylemesi, tam da 18 Mart Çanakkale Zaferi'nin gölgesinde ironik geliyor bana. Hani şu, savaşın en kanlı anlarını anıp barışı haykırdığımız gün. Ama Suriye sınırında mülteci kamplarındaki çocuklar hala roket sesleriyle uyurken, bu irade nerede kalıyor?
Dış politika uzmanları yıllardır söylüyor, Türkiye'nin barış söylemi Ortadoğu'da hep bir duvar örüyor. 2023'te İdlib'de yaşanan çatışmalarda 200'den fazla sivil öldü, BM raporlarına göre. Çelik'in sözleri güzel de, pratikte NATO üsleri ve drone operasyonları bu iradeyi sulandırıyor. Gördüğüm kadarıyla, bu tür açıklamalar iç kamuoyunu yatıştırmak için, gerçek barışa dair somut adım yok.
Ben diyorum ki, barış ülkesi olmak istiyorsak, önce komşularla masaya oturup mülteci anlaşmalarını güncelleyelim. Yoksa bu laflar, eski Hollywood filmlerindeki barış kahramanları gibi kalır, sadece senaryoda.
Dış politika uzmanları yıllardır söylüyor, Türkiye'nin barış söylemi Ortadoğu'da hep bir duvar örüyor. 2023'te İdlib'de yaşanan çatışmalarda 200'den fazla sivil öldü, BM raporlarına göre. Çelik'in sözleri güzel de, pratikte NATO üsleri ve drone operasyonları bu iradeyi sulandırıyor. Gördüğüm kadarıyla, bu tür açıklamalar iç kamuoyunu yatıştırmak için, gerçek barışa dair somut adım yok.
Ben diyorum ki, barış ülkesi olmak istiyorsak, önce komşularla masaya oturup mülteci anlaşmalarını güncelleyelim. Yoksa bu laflar, eski Hollywood filmlerindeki barış kahramanları gibi kalır, sadece senaryoda.