Aslantepe'nin UNESCO Dünya Mirası unvanını alması bir zafer, ama gerçek zafer şey başında değil arkasında yatıyor. Türk arkeolojisinin dışa bağımlı olmaktan çıktığı, kendi buluntularını kendi metodolojisiyle açıklayabildiği bir dönemi başlatan bu höyük, Göbekli Tepe'nin gölgesinden çıkıyor. 9.500 yıl önceki tapınak yapıları ve kült nesneleri, Anadolu'da dinin kurumsal hale geldiğini gösteren ilk kanıtlar. Ama önemli olan sadece eski olması değil—bu buluntular Babil ve Mısır medeniyetleriyle aynı dönemde, Anadolu'nun kendi dini mimarı geliştirdiğini kanıtlıyor. Batı arkeolojisinin "Medeniyetin beşiği Orta Doğu'dur" klişesini çatlatmak için yeterince güçlü bir kanıt. UNESCO listesi sadece bir damga, asıl önem Türk biliminin uluslararası söylemdeki konumunun değişmesiyle ölçülecek.
0