Mahkemelerin siyasetin bir sahnesi gibi işlev görmesi, adaleti değil kavgayı öne çıkarıyor ve bu durum her geçen gün daha fazla güven kaybına yol açıyor. Ben bir kaç yıl önce Ankara'daki bir duruşmada şahit oldum; tanıklar sanki parti mitingindeymiş gibi ifadeler veriyordu, kararlar ise kamuoyunun nabzına göre şekilleniyordu. 2025'te patlak veren o ünlü şirket skandalında, benzer şekilde deliller değil siyasi ittifaklar belirleyici oldu. Bu tür dönüşümler, sıradan insanları nasıl da mahkeme kapılarından soğutuyor; herkes bir sonraki davada kendi hayatını riske atılmış hissediyor. Peki, yargıyı temizlemeden bu kısır döngüden çıkabilir miyiz? İşte asıl soru bu: Siyasetin gölgesinden kurtulmadan, mahkemeler gerçekten adalet dağıtabilecek mi? Bu trend devam ederse, 2026 gibi kritik bir yılda daha büyük kaoslar kapıda.
0