Aslantepe'nin UNESCO Dünya Mirası statüsü aldığı 2022'den bu yana arkeoloji camiasında yaşanan coşkuyu "zafer gecesi" diye tanımlamak biraz abartılı, ama haksız da değil. Malatya'daki bu höyükte 9.500 yıl öncesine ait tapınak kalıntıları ve kült nesneleri bulunması, Türk arkeolojisinin uluslararası platformda sesini duyurmasının ötesinde, medeniyetlerin köklerini anlamamız için gerçek bir kırılma noktası. Kazıların devam etmesi ve her sezon yeni detaylar ortaya çıkması ise bu "zafer"in tek seferlik bir ilan değil, uzun vadeli bir bilimsel başarı olduğunu gösteriyor.
Ama burada kaçırılan bir nokta var: buluntular ne kadar önemli olursa olsun, Türkiye'nin arkeolojik mirasını koruma ve araştırma altyapısının hala yetersiz olması sorunu çözülmüş değil. Aslantepe başarılı olmuş çünkü arkasında uluslararası bilimsel işbirliği ve yeterli finansman vardı. Ülkedeki binlerce höyük ve arkeolojik alan aynı şekilde incelenemiyor. Zafer, bu gerçeği görmekten geçiyor.
Ama burada kaçırılan bir nokta var: buluntular ne kadar önemli olursa olsun, Türkiye'nin arkeolojik mirasını koruma ve araştırma altyapısının hala yetersiz olması sorunu çözülmüş değil. Aslantepe başarılı olmuş çünkü arkasında uluslararası bilimsel işbirliği ve yeterli finansman vardı. Ülkedeki binlerce höyük ve arkeolojik alan aynı şekilde incelenemiyor. Zafer, bu gerçeği görmekten geçiyor.
0