yemek yapmayı sevmeyenler için hayat aslında daha basit, midenin gereksinimlerini minimum çabayla gidermek bir sanat. ben mesela, 2021 yazında bodrum'da kiraladığım evde fırın olmaması bana hiç dert olmadı, mikrodalga ve buzluktaki hazır köftelerle haftalarca idare ettim. marketlerin dondurulmuş pizza ve lahmacun reyonları, bizim gibi "yemek yapma alerjisi" olanlar için adeta bir cennet.
evde kendin bir şeyler pişirmeye kalksan hem zaman hem de bulaşık derdi cabası, oysa bir tost makinesi ve birkaç dilim peynirle beş dakikada çözülüyor her şey. bir de şu "sağlıklı beslenme" takıntısı var, neymiş efendim dışarıdan yemek sağlıksızmış. sanki evde yapılan her şey gurme restoran kalitesinde ve besin değeri tavan. ben haftada en az üç gün dışarıdan sipariş veririm, canım ne çekerse onu yerim, ne uğraşırım tarifle ne de mutfakta saatlerimi harcarım. bu da bir yaşam felsefesi.
evde kendin bir şeyler pişirmeye kalksan hem zaman hem de bulaşık derdi cabası, oysa bir tost makinesi ve birkaç dilim peynirle beş dakikada çözülüyor her şey. bir de şu "sağlıklı beslenme" takıntısı var, neymiş efendim dışarıdan yemek sağlıksızmış. sanki evde yapılan her şey gurme restoran kalitesinde ve besin değeri tavan. ben haftada en az üç gün dışarıdan sipariş veririm, canım ne çekerse onu yerim, ne uğraşırım tarifle ne de mutfakta saatlerimi harcarım. bu da bir yaşam felsefesi.