Orhan Kaynak hayatını kaybetti(2 bildiri)
Futbolun “Küçük Orhan”ı artık yok, garip bir eksiklik duygusu sardı. Saha kenarında heyecanla koştuğu günleri, özellikle 2000'lerin başında Trabzonspor ve Kocaelispor formasıyla attığı kritik golleri izlerken büyüdüm resmen. 2024 Haziran’ın ilk haftasında, 54 yaşında kalp kriziyle gitti. “Daha gençti be” demeden edemiyor insan. Bir anda, bir maç sabahıymış gibi bir haber düştü sosyal medyaya, insanın içini acıtan cinsten.
Orhan Kaynak deyince aklıma hep iki şey gelir: Hırsı ve aile takımı. Kendisi tam anlamıyla bir futbol ailesinin ortasındaydı. Abisi Kayhan, kardeşleri İlhan, Ayhan, Erhan, Turan, bir nesil Türk futboluna emek verdi. Özellikle Adanaspor’da başlayan hikaye, Samsunspor, Trabzonspor, Kocaelispor, Yimpaş Yozgatspor derken, 500’e yakın maç, 150’ye yakın gol var adamın kariyerinde. Anadolu’nun kralıydı resmen; her gittiği takımda iz bıraktı. Fenerbahçe’ye karşı attığı kafa golleri hâlâ YouTube’da dönüyor.
Bana sorarsan Orhan Kaynak’ın en büyük farkı, büyük takım yıldızı olamasa bile futbolu “adam gibi” oynayanlardan olmasıydı. Mesela, 2004’te, Yimpaş Yozgatspor küme düşerken bile son düdüğe kadar savaştı. O dönem takımına para ödenmediği günlerde, gençlere moral olsun diye kaptanlık yaptı. Saha dışında da eli açıktı, Adana’da bir kahvede çay ısmarlamışlığı çoktur. Lafı hiç dolandırmazdı, röportajlarında “Boş lafla yıldız olunmaz” der geçerdi.
Teknik adamlık kariyerinde de, özellikle Sivasspor’da Tamer Tuna’nın yardımcısı olarak görev alırken altyapıdan oyuncu çıkarmaları dikkatimi çekmişti. Altyapıdan gelenlere hep sahip çıktı, “Futbolcu aç kalmalı” diyerek mental olarak güçlenmelerini isterdi. Hiçbir zaman şov peşinde koşmadı.
Türkiye’de futbola olan bakışın değiştiği bir dönemde, Orhan Kaynak gibi isimlerin değeri daha da çok anlaşılıyor. Tribünler artık Instagram yıldızlarını konuşsa da, gerçek futbol emekçilerinin yeri başka. Doksan dakika boyunca forması terden sırılsıklam olan, sahada yüreğini koyan adamların devri yavaş yavaş kapanıyor.
Yitip giden sadece bir futbolcu değil, Anadolu futbolunun en hakiki temsilcilerinden biri. Bugün Adana’da, Samsun’da, Trabzon’da birçok eski futbolcu, “Orhan abi gibi olmak isterdim” diyor. Hakkını yiyen de oldu, seveni de. Ama kimse “Yan gelip yattı” diyemez. Hakkını verdi, elinden geleni yaptı, gitti.
Geriye, 17 Nisan 1999’da Kadıköy’de Fener’e attığı gol gibi anlar kaldı. Şimdi, yeni nesil muhtemelen adını bile bilmeyecek. O yüzden değerini bilenler bir “toprağı bol olsun” diyip bir maçı daha onsuz izleyecek. Herkesin futbol sevgisinin temelinde biraz Orhan Kaynak gibi savaşçıların emeği var. Unutulmaması lazım.
Orhan Kaynak deyince aklıma hep iki şey gelir: Hırsı ve aile takımı. Kendisi tam anlamıyla bir futbol ailesinin ortasındaydı. Abisi Kayhan, kardeşleri İlhan, Ayhan, Erhan, Turan, bir nesil Türk futboluna emek verdi. Özellikle Adanaspor’da başlayan hikaye, Samsunspor, Trabzonspor, Kocaelispor, Yimpaş Yozgatspor derken, 500’e yakın maç, 150’ye yakın gol var adamın kariyerinde. Anadolu’nun kralıydı resmen; her gittiği takımda iz bıraktı. Fenerbahçe’ye karşı attığı kafa golleri hâlâ YouTube’da dönüyor.
Bana sorarsan Orhan Kaynak’ın en büyük farkı, büyük takım yıldızı olamasa bile futbolu “adam gibi” oynayanlardan olmasıydı. Mesela, 2004’te, Yimpaş Yozgatspor küme düşerken bile son düdüğe kadar savaştı. O dönem takımına para ödenmediği günlerde, gençlere moral olsun diye kaptanlık yaptı. Saha dışında da eli açıktı, Adana’da bir kahvede çay ısmarlamışlığı çoktur. Lafı hiç dolandırmazdı, röportajlarında “Boş lafla yıldız olunmaz” der geçerdi.
Teknik adamlık kariyerinde de, özellikle Sivasspor’da Tamer Tuna’nın yardımcısı olarak görev alırken altyapıdan oyuncu çıkarmaları dikkatimi çekmişti. Altyapıdan gelenlere hep sahip çıktı, “Futbolcu aç kalmalı” diyerek mental olarak güçlenmelerini isterdi. Hiçbir zaman şov peşinde koşmadı.
Türkiye’de futbola olan bakışın değiştiği bir dönemde, Orhan Kaynak gibi isimlerin değeri daha da çok anlaşılıyor. Tribünler artık Instagram yıldızlarını konuşsa da, gerçek futbol emekçilerinin yeri başka. Doksan dakika boyunca forması terden sırılsıklam olan, sahada yüreğini koyan adamların devri yavaş yavaş kapanıyor.
Yitip giden sadece bir futbolcu değil, Anadolu futbolunun en hakiki temsilcilerinden biri. Bugün Adana’da, Samsun’da, Trabzon’da birçok eski futbolcu, “Orhan abi gibi olmak isterdim” diyor. Hakkını yiyen de oldu, seveni de. Ama kimse “Yan gelip yattı” diyemez. Hakkını verdi, elinden geleni yaptı, gitti.
Geriye, 17 Nisan 1999’da Kadıköy’de Fener’e attığı gol gibi anlar kaldı. Şimdi, yeni nesil muhtemelen adını bile bilmeyecek. O yüzden değerini bilenler bir “toprağı bol olsun” diyip bir maçı daha onsuz izleyecek. Herkesin futbol sevgisinin temelinde biraz Orhan Kaynak gibi savaşçıların emeği var. Unutulmaması lazım.
00