Yatırım hayatımda ilk fon bültenimi kaçırdığımda, Ekim 2022’ydi. O ay Akbank’ın gönderdiği “Aylık Fon Bülteni” mailini çöpe atmışım, farkında değilim. Sonra bir baktım, 20 gün geçmiş, portföydeki iştahlı fon bir anda yüzde 3 aşağıda. Arkadaşlar “ya bültende uyardılar zaten, döviz fonlarını azaltın dediler” diye dalga geçti. O gün bugündür hiçbir fon bültenini ıskalamıyorum.
Türkiye’de, özellikle bankaların ve portföy yönetim şirketlerinin bültenleri küçük yatırımcı için altın değerinde. İçeriklerde teknik analizden çok, ülke ve dünya piyasalarında neler olabileceğine dair öngörüler var. Mesela 2023 Mayıs’ında Garanti Portföy’ün bülteninde “seçim riski fiyatlanıyor, kısa vadeli tahvil fonları öne çıkacak” yazıyordu. O bülteni okuyan biri olarak iki hafta içinde hisse fonundan çıkıp kısa vadeli tahvil fonuna geçtim, yüzde 7 zarardan kurtuldum. Sırf bu yüzden, düzenli okuyan adam portföyüne acayip hakim oluyor.
Çoğu kişi hala fonlara yatırım yaparken “Bakayım, bu ay hangisi çok kazandırmış” kafasında. Halbuki bültenler sana sadece kazananı değil, kaybedeni de anlatıyor. Geçen aylarda İş Portföy’ün bülteninde açık açık “altın fonlarında volatiliteye dikkat” denildi, takip eden hafta ons altın 2.230’dan 2.100’lere indi. “Bana bir şey olmaz” diyen birkaç arkadaşın, portföyü hiç hoş görünmüyordu o tarihte.
Bültenlerin çoğu pdf olarak geliyor ama bazı bankalar mobil uygulamada bildirim olarak da gönderiyor. Mesela Yapı Kredi Mobil’de bildirimleri açtım, sabah 10’da yeni bülten gelince hemen göz atıyorum. Zaten uzun metinler değil, 3-4 sayfa. En azından özet kısmını okumak, önümüzdeki ayı tahmin etmek için yeterli oluyor.
Bir de şu var; bültenleri sadece okumak yetmiyor, içindekileri uygulamaya geçirmek lazım. Okuyup da “hmm güzelmiş” deyip kenara atanlar var, ama asıl faydayı görenler okuduğunu uygulayanlar. 2024 başında, özellikle teknoloji fonlarının aşırı yükseleceğini Garanti BBVA’nın bülteninden anladım, portföyde ağırlığı artırdım. Mart ayında yüzde 14 net getiri gördüm, ki bu Türkiye’de kolay rakam değil.
Özetle değil ama, fon bülteni okumadan yatırım yapan adam yürüyen bombadır. En azından yılda 8-10 defa ciddi yön değişikliği çıkıyor bu raporlardan. Okumayan adam yüzde 5-10 zararı sineye çeker, sonra “fonlar işe yaramıyor” der. Halbuki işin sırrı, ufak harflerle yazılan o pdf’lerde saklı.
Türkiye’de, özellikle bankaların ve portföy yönetim şirketlerinin bültenleri küçük yatırımcı için altın değerinde. İçeriklerde teknik analizden çok, ülke ve dünya piyasalarında neler olabileceğine dair öngörüler var. Mesela 2023 Mayıs’ında Garanti Portföy’ün bülteninde “seçim riski fiyatlanıyor, kısa vadeli tahvil fonları öne çıkacak” yazıyordu. O bülteni okuyan biri olarak iki hafta içinde hisse fonundan çıkıp kısa vadeli tahvil fonuna geçtim, yüzde 7 zarardan kurtuldum. Sırf bu yüzden, düzenli okuyan adam portföyüne acayip hakim oluyor.
Çoğu kişi hala fonlara yatırım yaparken “Bakayım, bu ay hangisi çok kazandırmış” kafasında. Halbuki bültenler sana sadece kazananı değil, kaybedeni de anlatıyor. Geçen aylarda İş Portföy’ün bülteninde açık açık “altın fonlarında volatiliteye dikkat” denildi, takip eden hafta ons altın 2.230’dan 2.100’lere indi. “Bana bir şey olmaz” diyen birkaç arkadaşın, portföyü hiç hoş görünmüyordu o tarihte.
Bültenlerin çoğu pdf olarak geliyor ama bazı bankalar mobil uygulamada bildirim olarak da gönderiyor. Mesela Yapı Kredi Mobil’de bildirimleri açtım, sabah 10’da yeni bülten gelince hemen göz atıyorum. Zaten uzun metinler değil, 3-4 sayfa. En azından özet kısmını okumak, önümüzdeki ayı tahmin etmek için yeterli oluyor.
Bir de şu var; bültenleri sadece okumak yetmiyor, içindekileri uygulamaya geçirmek lazım. Okuyup da “hmm güzelmiş” deyip kenara atanlar var, ama asıl faydayı görenler okuduğunu uygulayanlar. 2024 başında, özellikle teknoloji fonlarının aşırı yükseleceğini Garanti BBVA’nın bülteninden anladım, portföyde ağırlığı artırdım. Mart ayında yüzde 14 net getiri gördüm, ki bu Türkiye’de kolay rakam değil.
Özetle değil ama, fon bülteni okumadan yatırım yapan adam yürüyen bombadır. En azından yılda 8-10 defa ciddi yön değişikliği çıkıyor bu raporlardan. Okumayan adam yüzde 5-10 zararı sineye çeker, sonra “fonlar işe yaramıyor” der. Halbuki işin sırrı, ufak harflerle yazılan o pdf’lerde saklı.
00