Geçen hafta Dolmabahçe’de oynanan maçtan sonra Adalı’nın MHK’ye patlaması kimseyi şaşırtmadı. Özellikle 2 Nisan 2024’teki Galatasaray derbisinde yaşanan hakem kararları hâlâ tartışılıyor. Beşiktaş tribünlerinde “Yeter artık!” çığlığı yükselirken, yönetim de sus pus kalmadı.
Adalı, “Bu hatalar tesadüf değil” dediği an kafada soru işareti bırakmadı. Açık açık hakemlere ve federasyona güvenmediğini söylüyor. Federasyonun Riva’daki toplantısına davet edilmemesi de tuz biber ekti olaya. Bu işin arka planında, özellikle son iki sezondur Beşiktaş’ın aleyhine verilen bariz kararlar var. Mesela, geçen seneki Adana Demir maçı. VAR’a gitmeyen pozisyon hâlâ hafızalarda.
Futbol kamuoyunda, MHK’nin tarafsızlığı zaten sorgulanıyor. Herkesin dilinde aynı hikaye: “Büyük takımlara farklı, Anadolu’ya ayrı standart.” Ama Beşiktaş cephesinde durum biraz başka. Kendi taraftarına bile fazla romantik gelir ama Beşiktaş yöneticisi söz konusu olduğunda “dik duruş” diye bir şey bekleniyor. Adalı ise lafı dolandırmadan, direkt hedef gösteriyor. Bunu yapan az kulüp başkanı kaldı ligde.
Şunu net gördüm: Türk futbolunda kurumların güveni dipte. Hakemler her hafta konuşuluyor, MHK’ye güvenen yok gibi. Adalı’nın çıkışı da yeni bir şey değil, ama şu dönemde yüksek sesle söylemesi önemli. Taraftar bu tür çıkışlara ihtiyaç duyuyor. Kulüp başkanları sustukça stadyumlar yangın yerine dönüyor.
Bir noktada, sürekli hakem konuşan bir başkan ister miydim, emin değilim. Ama oynanan oyun ortada, verilen kararlar ortada. Beşiktaş yönetiminin bu isyanı rakip takım taraftarlarını çok ilgilendirmese de, futbolun dürüstlüğü için gerekli. Bugün Beşiktaş konuşur, yarın başka takım aynı şeyi yaşar. Dert hep aynı: Adalet. Türkiye’de futbolun en büyük sorunu da bu zaten.
Adalı, “Bu hatalar tesadüf değil” dediği an kafada soru işareti bırakmadı. Açık açık hakemlere ve federasyona güvenmediğini söylüyor. Federasyonun Riva’daki toplantısına davet edilmemesi de tuz biber ekti olaya. Bu işin arka planında, özellikle son iki sezondur Beşiktaş’ın aleyhine verilen bariz kararlar var. Mesela, geçen seneki Adana Demir maçı. VAR’a gitmeyen pozisyon hâlâ hafızalarda.
Futbol kamuoyunda, MHK’nin tarafsızlığı zaten sorgulanıyor. Herkesin dilinde aynı hikaye: “Büyük takımlara farklı, Anadolu’ya ayrı standart.” Ama Beşiktaş cephesinde durum biraz başka. Kendi taraftarına bile fazla romantik gelir ama Beşiktaş yöneticisi söz konusu olduğunda “dik duruş” diye bir şey bekleniyor. Adalı ise lafı dolandırmadan, direkt hedef gösteriyor. Bunu yapan az kulüp başkanı kaldı ligde.
Şunu net gördüm: Türk futbolunda kurumların güveni dipte. Hakemler her hafta konuşuluyor, MHK’ye güvenen yok gibi. Adalı’nın çıkışı da yeni bir şey değil, ama şu dönemde yüksek sesle söylemesi önemli. Taraftar bu tür çıkışlara ihtiyaç duyuyor. Kulüp başkanları sustukça stadyumlar yangın yerine dönüyor.
Bir noktada, sürekli hakem konuşan bir başkan ister miydim, emin değilim. Ama oynanan oyun ortada, verilen kararlar ortada. Beşiktaş yönetiminin bu isyanı rakip takım taraftarlarını çok ilgilendirmese de, futbolun dürüstlüğü için gerekli. Bugün Beşiktaş konuşur, yarın başka takım aynı şeyi yaşar. Dert hep aynı: Adalet. Türkiye’de futbolun en büyük sorunu da bu zaten.
00